Kapıdan girerken gördüm onu. Duruşundan anladım durumlar nanaydı. Bakışlarımı çevirdim, masaya yaklaşmasını bekledim. Keşke dedim bi paket daha sigara alsaydım mevzu derin konu uzun bizimki dertli belli. Yaklaştı masaya ahşap sandalyenin arka ayaklarını yere sürterek çekti kendine göre ayarladı ve oturdu. - Oooo dedim. Sen gelir miydin buralara ? - Bu muydu dedi - Ne bekliyordun dedim Kafasını kaldırmadan dik dik baktı bana. - Böyle hayal etmemiştim dedi. - Hayal etmiş miydin ki dedim? Aramızda geçen bu anlamsız diyaloğun derinliğini yalnızca ben ve o anlardık. Çok dönmüştük bu yollardan. Döndük dediysek ileriye doğru yani yeni yollar keşfederek yoksa bizde geri vites ve u dönüşü yoktur bilirsiniz. Bir şey söylemesini beklerken giderek soğuyan çayımdan son kalan sıcaklığına dair umudumu koruyarak bi yudum aldım. Elbette soğumuştu, bekleyen duran, zamanında ilgilenilmeyen her şey gibi o da soğumuştu. Şimdi benim canım isteyince odağım ona geri dönünce istediğim sı...
"hiç haber göndermedin o günden beri yoksa bana küstün mü unuttun mu beni? blog hesabımla aramızdaki ilişki tam olarak bu sanırım arkadaşım e şek mevzusu neyse kalemim kağıdım yanımda olmadığı ve parmaklarım klavyede daha hızlı olduğu için yazma - kusma - ihtiyacımı hemen aksettirmek istiyorum. işten ayrıldım . evet tekrar tekrar tekrar mevzu artık traji komik bir hal aldı ama ben nasıl güçlendim bir görseniz. mobing mi ? şak fark ediyorum haksızlık mı ? hop inkar ediyorum ? saygısızlık mı ? hemenn uzaklaşıyorum. yaklaşık yarım saat kadar önce o uzaklaşmalardan biri yaşandı. yok sayıldığım, saygısızlığa uğradığım bir yerde dayanamadım ve ayrıldım inanılmaz mutluyum sırtımdan bir yük kalktı gibi hissediyorum tam anlamıyla oturdum starbucksta size bu satırları yazıyorum. Pucca'nın ilk çıktığı dönemlere denk gelseydik blog okunma konusunda biraz kapışırdık gibi hissediyorum. çünkü tam olarak onun da dediği gibi hayatımla ilgili çoğu anlattığım şey " yaşarken hiç kom...