Ana içeriğe atla

Nasılsın Kızım? Anlat bana hikayeni, kimler üzdüyse seni

"hiç haber göndermedin o günden beri yoksa bana küstün mü unuttun mu beni?

blog hesabımla aramızdaki ilişki tam olarak bu sanırım arkadaşım e şek mevzusu
neyse kalemim kağıdım yanımda olmadığı ve parmaklarım klavyede  daha hızlı olduğu için yazma - kusma - ihtiyacımı hemen aksettirmek istiyorum.

işten ayrıldım . evet tekrar tekrar tekrar 

mevzu artık traji komik bir hal aldı ama ben nasıl güçlendim bir görseniz.

mobing mi ? şak fark ediyorum 

haksızlık mı ? hop inkar ediyorum ?

saygısızlık mı ? hemenn uzaklaşıyorum.

yaklaşık yarım saat kadar önce o uzaklaşmalardan biri yaşandı. yok sayıldığım, saygısızlığa uğradığım bir yerde dayanamadım ve ayrıldım 

inanılmaz mutluyum sırtımdan bir yük kalktı gibi hissediyorum tam anlamıyla
oturdum starbucksta size bu satırları yazıyorum. Pucca'nın ilk çıktığı dönemlere denk gelseydik blog okunma konusunda biraz kapışırdık gibi hissediyorum.
çünkü tam olarak onun da dediği gibi hayatımla ilgili çoğu anlattığım şey " yaşarken hiç komik değildi" 

işte oldu, bir işin daha sonuna geldim. üstelik çok komik bir rakama canla başla çalıştığım bir noktadaydım. 

son yapılan zamlardan sonra markete bile geri geri gidecek olan ayaklarım henüz durumun farkında değil ama olsun.
annem her zaman -" aç mezarı yok " aynen de öyle. gerçi mezara aç bile girsem kilomda gram oynama olmaz ama neyse.

öyle işte sevgili günlük geçirdiğim şu altı ayda öğrendiklerimi sıralı tam liste olarak sunuyorum:

- hiçbir işveren ailen değildir.
- işyerleri son raddene kadar çabalaman gereken noktalar değildir - senin değilse -
- vicdan rahatlığı dünyanın en büyük huzur kaynağıdır
- inanmazsın ama tatmin etmese bile para her zaman kazanılır.
- üzgünüm ama network gerçekten önemlidir. 

yılan gibi kabuk attığım, winx kızı gibi kanatlarımı fark edip en küçük mücadelede bile ortaya çıkarıp gücümü yansıttığım için kendime teşekkür ederim.

ellerine sağlık güzel kızım olduğun halinle, şimdi bile mükemmelsin.

çok güzelsin 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

beni bu güzel havalar mahvetti

 yok vallahi yaralı cümleler yok bu yazıda . biliyosun hem düşünerek yazamıyorum ki ben anca özleyince ellerimi tutamıyorum klavye üstünde       ah be Elif bitmedi mi bu özlemlerin dersen , yaralar derin seneler kadar , derim (:  bir şeyler oldu aslında olumlu şeyler yeni teknolojik aletler, benden beklenmeyen mental büyümeler, eski çöplükleri eşilememeler , yenilerine sürekli bi kapı açık rüzgarımı kesme havası , kiminde takılı kiminde yokuş aşağı. zihnim çok boş sanarken dopdolu bulmalar mı dersin hep aynı kilosal döngüler mi 19 yaşına özlemler mi  büyümek sıkıntılı süreç çiçeğim hem çok sevindiriyor hem de çok hızlı geçmedi mi ya oluyorsun. geçenlerin yanında kalanlara nasıl bi şükürdür o ya  olm neler yaşadık biz ya ? ne yazıyosun hatun sen.  güzel şeyler olacak gibi hissediyorum tabi canım ismimin yanında umutvari yazıyor benim biliyorsun. Yok be güzelim Umut Ali'yi karıştırma şimdi. Doğmamış çocuğa liseden de isim koymazsın be, evliliğe...

ağustosun yirmi beşi ve yıl ikibinonsekiz günü

Me r ha ba uzun .. biraz uzun .. bir aradan sonra tekrar yazacak kadar kendini iyi hissetmek o kadar güzel ki yeni sekme.. youtube .. " Agnes Obel - Tokka " açtıysanız devam edeceğim. bu bi - şükür ' yazısı.. neye şükür dersen eğer özellikle söyleyebileceğim .. ilkayselif . vedat -  saçlarımı kurutan ve karıştıran şu an beni gülümseten rüzgar. çöpten ( hıhı çöpten kenarından yani ) aldığım bardak ile içtiğim kahve üstümdeki indirimden aldığım için daha bi mutlu eden kırmızı hırkaya şükür. , klavyede yavaşlamışım, hayatımın önemli dönüm noktalarından biri gerçekleşti ve mezun oldum.. fakülte mezunu eskiden yüksek şimdi gram önemsenmeyen bir şey olan fakültelerden. halkla ilişkiler ve tanıtım . 4 te biri Giresun kalanı Kocaeli olmak üzere geçen 4 sene tam anlamıyla bir evrim , kabuk kırılmasıydı..  hayatıma giren çıkan onlarca insan , değişik ve cins diyebileceğim sınıf arkadaşlarım, bana kalan ağçito, emik, meriç .. kızlarım, sizi çok seviyor...
Eylüle Dair Beklenen ay sayılan günlerin sıcakların sonunda geldi. İlk haftalarını kötü haberlerle acı ölümlerle karşılassakta umarım son haftalarda yüzümüz gülebilir. Hayatımda hiç gezi yazısı yazmadım ama bol bol okudum diyebilirim o yol tarifleri Mahmut'un Fırınından dönünce 3.sokakta aşağıda kalan yer diye en ince ayrıntısına kadar betimlemeler hiç bana göre değil sanırım. Aklımda tutamadığımdan değil sadece gitmek istediğim yere odaklanıyorum ben çevreye de hayran hayran bakarım ama ıı ck o kadar yapamam. Bu yaz 5 günlük bir Marmaris tatili yaşadım teyzeciğimin yanında. Marmarise gitmişim ama gezgin ruhum yerlerde sürünüyor o dönem , sahil - ev arası mekik dokumaktan başka yaptığım bir şey yok. Eniştem bir gün Turgut Şelalesine götürmek istedi . Turgut Şelalesine mi hayran kalayım yoldaki manzaralara mı halı dokuma fabrikasındaki molamıza mı bilemedim.   Marmaris'ten Değirmenyanın'a oradan da Hisarönüne doğru devam etti yolculuğumuz Hisarönün...