Ana içeriğe atla

Eylüle Dair


Beklenen ay sayılan günlerin sıcakların sonunda geldi. İlk haftalarını kötü haberlerle acı ölümlerle karşılassakta umarım son haftalarda yüzümüz gülebilir. Hayatımda hiç gezi yazısı yazmadım ama bol bol okudum diyebilirim o yol tarifleri Mahmut'un Fırınından dönünce 3.sokakta aşağıda kalan yer diye en ince ayrıntısına kadar betimlemeler hiç bana göre değil sanırım. Aklımda tutamadığımdan değil sadece gitmek istediğim yere odaklanıyorum ben çevreye de hayran hayran bakarım ama ıı ck o kadar yapamam. Bu yaz 5 günlük bir Marmaris tatili yaşadım teyzeciğimin yanında. Marmarise gitmişim ama gezgin ruhum yerlerde sürünüyor o dönem , sahil - ev arası mekik dokumaktan başka yaptığım bir şey yok. Eniştem bir gün Turgut Şelalesine götürmek istedi . Turgut Şelalesine mi hayran kalayım yoldaki manzaralara mı halı dokuma fabrikasındaki molamıza mı bilemedim.  







Marmaris'ten Değirmenyanın'a oradan da Hisarönüne doğru devam etti yolculuğumuz Hisarönündeki pazarda verdiğimiz molada teyzem eski dostları ile sohbet etti. Görseniz yüzü o kadar gülüyordu ki eskiden teyzemde pazarcıydı çünkü çektiği zorlukları biliyordu uğraşlarını...
Turgut Şelalesi gerek görüntüsü gerekse serin suyu ile ziyaretçileri bir hayli tatmin ediyordu gördüğüm kadarıyla o tozlu yol boşa çekilmemişti iyi ki de gelmişlerdi yüzlerinden belliydi bu duygu :) 


Halı dokuma fabrikası... El ile tek tek düğüm düğüm zaman zaman emek emek dokunan o halılar o kadar güzeller ki... Dokuma tezgahlarından birine yanaşıp yaklaşık otuzlu yaşlarındaki ablaya soruyorum ' Ne zamandır yapıyorsun abla bu işi ? ' ' Oldu 5 yıl kadar ' Mutlu musun peki abla ?' . Sesi kısılıyor utanıyor zaten verdiği cevaplar bile yarım ağız denilenlerden ' Bana sormayın böyle şeyler.' diyor. Diğer tezgaha doğru ilerliyorum gülen koyu maviye çalan bir çift göz hoş geldiniz diyor hoş buldum diyorum aramızda bir sohbet başlıyor. Abla biraz dertli 17 yaşında oğlu okulu bırakmış neden yapmış vs. üzülüyor.' Abla diyorum sizin evinizde var mı bu halılardan '. 'Yok  ama çok isterim yaptığım işten bir hatıra bırakayım en azından oğluma.'diyor.  (ana yüreği böyle bir şey demek ki arkadaşlar:). Her şey doğal bu mekanda iplikler dokunuyor kök boyanın ıhlamuru bile dağdan gelip kurutuluyor, boyanıyor kuyularda işleniyor tezgahlara gidene kadar hummalı bir süreçten geçiyor.
Ortaya çıkan neler mi ? Hepimizin elini attığında fabrika halısından farklı olduğunu anladığımız o harika el emekleri...






El emeği halılar gibi rengarenk düğümlediğiniz bi hayat diliyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

beni bu güzel havalar mahvetti

 yok vallahi yaralı cümleler yok bu yazıda . biliyosun hem düşünerek yazamıyorum ki ben anca özleyince ellerimi tutamıyorum klavye üstünde       ah be Elif bitmedi mi bu özlemlerin dersen , yaralar derin seneler kadar , derim (:  bir şeyler oldu aslında olumlu şeyler yeni teknolojik aletler, benden beklenmeyen mental büyümeler, eski çöplükleri eşilememeler , yenilerine sürekli bi kapı açık rüzgarımı kesme havası , kiminde takılı kiminde yokuş aşağı. zihnim çok boş sanarken dopdolu bulmalar mı dersin hep aynı kilosal döngüler mi 19 yaşına özlemler mi  büyümek sıkıntılı süreç çiçeğim hem çok sevindiriyor hem de çok hızlı geçmedi mi ya oluyorsun. geçenlerin yanında kalanlara nasıl bi şükürdür o ya  olm neler yaşadık biz ya ? ne yazıyosun hatun sen.  güzel şeyler olacak gibi hissediyorum tabi canım ismimin yanında umutvari yazıyor benim biliyorsun. Yok be güzelim Umut Ali'yi karıştırma şimdi. Doğmamış çocuğa liseden de isim koymazsın be, evliliğe...

ağustosun yirmi beşi ve yıl ikibinonsekiz günü

Me r ha ba uzun .. biraz uzun .. bir aradan sonra tekrar yazacak kadar kendini iyi hissetmek o kadar güzel ki yeni sekme.. youtube .. " Agnes Obel - Tokka " açtıysanız devam edeceğim. bu bi - şükür ' yazısı.. neye şükür dersen eğer özellikle söyleyebileceğim .. ilkayselif . vedat -  saçlarımı kurutan ve karıştıran şu an beni gülümseten rüzgar. çöpten ( hıhı çöpten kenarından yani ) aldığım bardak ile içtiğim kahve üstümdeki indirimden aldığım için daha bi mutlu eden kırmızı hırkaya şükür. , klavyede yavaşlamışım, hayatımın önemli dönüm noktalarından biri gerçekleşti ve mezun oldum.. fakülte mezunu eskiden yüksek şimdi gram önemsenmeyen bir şey olan fakültelerden. halkla ilişkiler ve tanıtım . 4 te biri Giresun kalanı Kocaeli olmak üzere geçen 4 sene tam anlamıyla bir evrim , kabuk kırılmasıydı..  hayatıma giren çıkan onlarca insan , değişik ve cins diyebileceğim sınıf arkadaşlarım, bana kalan ağçito, emik, meriç .. kızlarım, sizi çok seviyor...