Ana içeriğe atla

ağustosun yirmi beşi ve yıl ikibinonsekiz günü

Me
r
ha ba

uzun .. biraz uzun .. bir aradan sonra tekrar yazacak kadar kendini iyi hissetmek o kadar güzel ki

yeni sekme.. youtube .. " Agnes Obel - Tokka " açtıysanız devam edeceğim.

bu bi - şükür ' yazısı..

neye şükür dersen eğer
özellikle söyleyebileceğim


.. ilkayselif . vedat - 


saçlarımı kurutan ve karıştıran şu an beni gülümseten rüzgar.
çöpten ( hıhı çöpten kenarından yani ) aldığım bardak ile içtiğim kahve
üstümdeki indirimden aldığım için daha bi mutlu eden kırmızı hırkaya şükür.

, klavyede yavaşlamışım,

hayatımın önemli dönüm noktalarından biri gerçekleşti ve mezun oldum.. fakülte mezunu eskiden yüksek şimdi gram önemsenmeyen bir şey olan fakültelerden.
halkla ilişkiler ve tanıtım
.
4 te biri Giresun kalanı Kocaeli olmak üzere geçen 4 sene tam anlamıyla bir evrim , kabuk kırılmasıydı..
 hayatıma giren çıkan onlarca insan , değişik ve cins diyebileceğim sınıf arkadaşlarım, bana kalan
ağçito, emik, meriç ..
kızlarım, sizi çok seviyorum.

hala kapatmadığım öğrenci evi balkonundan yazıyorum bu arada bu yazıyı her misafirimin ooo manzara güzelmiş dediği şu ev hani.. saçmalama açık adres vermeyeceğim (:

yeni bir bilgisayara ihtiyacım var, bir kameraya, belki birkaç parça resmi hanım hanımcık kıyafet
ah tabi önce iş bulmam gerekiyor.
 arkadaşlarım kadar kötü geçirmiyorum şu mezuniyet sonrasını hayır her gördüğüme ben yeni mezunum iş bul demiyorum saçmalama neden diyeyim..
Kocaeli, hayatımın devam ettiği anneme kısacık mesafede olması ile rahatlatan şehir..
.
.
.
çökelek topladığım tarlalara seksen1 tane daire diktiler, çıkıp balkona gürültülü gürültülü konuşuyorlar bizde annemle kocaman fincanlarda kahve yaparak dedikodu yapıyoruz onlara karşı..
ablam palio ile yükselerek = abla burda gülümse , eve geliyor olaylar asla eksik olmuyor falan..
geçen bayramdı işte. bitti. kurban şeysi salavatlar, mezarlık ziyaretleri hı bi de eylül rüya (5) mezar taşlarını görünce canları yanmıyor mu anne demiş :) onların değilde bizim canımınız yanıyor güzel kızım,
misal amcanın gittiği 11 yıl oldu bakın bunu söylemek gerçekten çok zor ve her anımsadığımda onlarca anının aklımdan geçmesi demek,
ama
gene d
şükür
..
sabah uyanıp pooh'a karşı gözümü açtığımda ya da annemin kaynamış yumurta mı omlet mi sorusuna elimle 1 ya da iki dediğim için,
ablamla karşılıklı nefretleşip ama aynı nefreti başkalarına hissettiğimiz için :)))
kızlarıma
yasemin'e yasemin ? allam sen bu yazıyı okursan devrim olur dur sen bi link atayım (:



jehan barbur konserine gitmeden ölmeyeceğim
ama önce Sezen..


benim diyeceklerim bitti..
sadece şey var

"an, 


iki gündür sinüzitten başım çatlıyor, şimdi kendimi bir oyun alanına götüreceğim. en sevdiğim şey bu top havuzu oluyor topu ekrana fırlatıyorsun ya o ..
bir şeyler fırlatmayı sevdiğimi ağlarken kitaplıktaki bibloları fırlatınca fark ettim..
geçen kızlarla otururken balkondan eski ev arkadaşımın aldığı su şişesini fırlattım gaipten bir - ayıp ayıp- sesi, evet şerefsiz insan varlığı sen üç kızı karanlıkta izlerken asla ayıp değil ama benim bir şey kırmam ayıp evet..

bi de lunaparktaki en sevdiğim şey dönen salıncak, yaşasın dönen salıncak iyi ki dönen salıncak, popom sığarsa tabi, 
şu kilo mevzusunu daha uzun konuşacağız.

eylülün gelmesini sadece hırkalarımı giyebiliyorum diye seviyorum yoksa güneşte evim olsa keşke,
marsta en son su mu bulmuşlardı ?
insanlar her şeyi buluyorda bi anlaşmayı bi sevmeyi bulamıyor gibi bazen.. neyse bunları da gece yazarız şimdi aklım oyun alanında..

havuzdaki kırmızı topu ekrana senin için fırlatacağım bunu okuyan kişi..
teşekkür ederim.
utandırdın..
bitti. (:

Yorumlar

  1. Yabhh sen bır harika son nesne bunu hayata gecırmıyrosun senden daha güzel yazamıyorlar 🤗🤗🤗🤗🤗

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

beni bu güzel havalar mahvetti

 yok vallahi yaralı cümleler yok bu yazıda . biliyosun hem düşünerek yazamıyorum ki ben anca özleyince ellerimi tutamıyorum klavye üstünde       ah be Elif bitmedi mi bu özlemlerin dersen , yaralar derin seneler kadar , derim (:  bir şeyler oldu aslında olumlu şeyler yeni teknolojik aletler, benden beklenmeyen mental büyümeler, eski çöplükleri eşilememeler , yenilerine sürekli bi kapı açık rüzgarımı kesme havası , kiminde takılı kiminde yokuş aşağı. zihnim çok boş sanarken dopdolu bulmalar mı dersin hep aynı kilosal döngüler mi 19 yaşına özlemler mi  büyümek sıkıntılı süreç çiçeğim hem çok sevindiriyor hem de çok hızlı geçmedi mi ya oluyorsun. geçenlerin yanında kalanlara nasıl bi şükürdür o ya  olm neler yaşadık biz ya ? ne yazıyosun hatun sen.  güzel şeyler olacak gibi hissediyorum tabi canım ismimin yanında umutvari yazıyor benim biliyorsun. Yok be güzelim Umut Ali'yi karıştırma şimdi. Doğmamış çocuğa liseden de isim koymazsın be, evliliğe...
Eylüle Dair Beklenen ay sayılan günlerin sıcakların sonunda geldi. İlk haftalarını kötü haberlerle acı ölümlerle karşılassakta umarım son haftalarda yüzümüz gülebilir. Hayatımda hiç gezi yazısı yazmadım ama bol bol okudum diyebilirim o yol tarifleri Mahmut'un Fırınından dönünce 3.sokakta aşağıda kalan yer diye en ince ayrıntısına kadar betimlemeler hiç bana göre değil sanırım. Aklımda tutamadığımdan değil sadece gitmek istediğim yere odaklanıyorum ben çevreye de hayran hayran bakarım ama ıı ck o kadar yapamam. Bu yaz 5 günlük bir Marmaris tatili yaşadım teyzeciğimin yanında. Marmarise gitmişim ama gezgin ruhum yerlerde sürünüyor o dönem , sahil - ev arası mekik dokumaktan başka yaptığım bir şey yok. Eniştem bir gün Turgut Şelalesine götürmek istedi . Turgut Şelalesine mi hayran kalayım yoldaki manzaralara mı halı dokuma fabrikasındaki molamıza mı bilemedim.   Marmaris'ten Değirmenyanın'a oradan da Hisarönüne doğru devam etti yolculuğumuz Hisarönün...