Ana içeriğe atla

konuşalım mı biraz &

Merhaba,


Son yazımın Ocak 18 2017 de olması..
Ne kadar da bana uygun bir şey.
Başlayıp başlayıp yarım bıraktıklarım
Bırakmak isteyip asla bırakamadıklarım
Küçük heveslerimin sonuçlarının aslında büyük şeylere varması
Büyük hayallerimin aslında küçücük olması ve sadece benim gözümde büyütmem..

-camı açıp devam edeceğim.-

" b u h a y a t t a b i z i b ö y le y a k a m ı z d a n t u t a c a k s a , h a d i b ö y l e y a ş a d e r k e n k a l b i m i z e  s o r m u ş m  u  &

"

babannemi kaybettim iki gün oldu, aramızda kuvvetli bir bağ olmasa da her bayram öpülen bi el ,gidilen bir babaanne evi olmayacak artık. en son konuştuğumuzda on ikinci katta oturduğumdan muzdarip kazasız belasız düz ayak bir eve inmem için dua ediyordu.

-

- instagrama girmeyeli sanırım 1 ay oluyor. girdiğim bir hesap var lakin aktif olarak kullandığım her saniye girip çıktığımda da girdiğimi unutup tekrar girdiğim bir yer değil günlerdir.
ve ben bunun üzerinden konuşmak çok isterim
 
      Sürekli paylaşılmaya itilmiyorum, insanları merak etmiyorum ve en önemlisi onlardan haberdar olmuyorum. Size içinde bulunduğum kafa rahatlığını anlatmak isterdim fakat deneyimlemeniz gereken bir şey. Takip ettiğim ünlü influencer markaların hangi marka ile hangi toplantıya saat kaçta gideceklerine kadar biliyordum. Üstündeki kombin maliyetini hesaplıyor o cekete sahip olmak için nelerden feragat etmem gerektiğini alamasam  da üstümde nasıl duracağını merak ediyordum. Gerçekten üzerilerine sim dökülmüş gibi duran hayatlarını ki gerçekten sim parıltı severim yaşayabilmek için neler yapmalıyım diye düşünüyor sonucunun hep paraya   çıktığını düşünüp kendi hayatımdan asla memnun olmuyordum.

sonra dedim ki
DUR ! 


başkalarının hayatlarına benzemene gerek yok 


çünkü ; benim hayatım benim imkanlarım benim seçimlerim seçemediklerim hayatın bana verdikleri ve benden aldıkları..
herkesten çok farklı
benim onları yorumlamam , kullanmam çok farklı ..
sakinim sosyal medyadan uzak youtube gözlerinden hasretle öpecek kadar hasretliyim..
buraları da haber verecek bir post atmak çok isterdim ama biraz günlük olarak kullanıp dedikodu yapmak niyetindeyim..

hoşça kal
dırırırırırırı
çırılçıplaktı soyundu vücuduma dokunduu...
* beynimde her kelimeye ait Türkçe bi  şarkı var.
hadi teoman dinleyelim..


Yorumlar

  1. Aynı şarkıda seni hatırladım bu gün :) üstelik dönmene de çok sevindim 👏👏

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

beni bu güzel havalar mahvetti

 yok vallahi yaralı cümleler yok bu yazıda . biliyosun hem düşünerek yazamıyorum ki ben anca özleyince ellerimi tutamıyorum klavye üstünde       ah be Elif bitmedi mi bu özlemlerin dersen , yaralar derin seneler kadar , derim (:  bir şeyler oldu aslında olumlu şeyler yeni teknolojik aletler, benden beklenmeyen mental büyümeler, eski çöplükleri eşilememeler , yenilerine sürekli bi kapı açık rüzgarımı kesme havası , kiminde takılı kiminde yokuş aşağı. zihnim çok boş sanarken dopdolu bulmalar mı dersin hep aynı kilosal döngüler mi 19 yaşına özlemler mi  büyümek sıkıntılı süreç çiçeğim hem çok sevindiriyor hem de çok hızlı geçmedi mi ya oluyorsun. geçenlerin yanında kalanlara nasıl bi şükürdür o ya  olm neler yaşadık biz ya ? ne yazıyosun hatun sen.  güzel şeyler olacak gibi hissediyorum tabi canım ismimin yanında umutvari yazıyor benim biliyorsun. Yok be güzelim Umut Ali'yi karıştırma şimdi. Doğmamış çocuğa liseden de isim koymazsın be, evliliğe...

ağustosun yirmi beşi ve yıl ikibinonsekiz günü

Me r ha ba uzun .. biraz uzun .. bir aradan sonra tekrar yazacak kadar kendini iyi hissetmek o kadar güzel ki yeni sekme.. youtube .. " Agnes Obel - Tokka " açtıysanız devam edeceğim. bu bi - şükür ' yazısı.. neye şükür dersen eğer özellikle söyleyebileceğim .. ilkayselif . vedat -  saçlarımı kurutan ve karıştıran şu an beni gülümseten rüzgar. çöpten ( hıhı çöpten kenarından yani ) aldığım bardak ile içtiğim kahve üstümdeki indirimden aldığım için daha bi mutlu eden kırmızı hırkaya şükür. , klavyede yavaşlamışım, hayatımın önemli dönüm noktalarından biri gerçekleşti ve mezun oldum.. fakülte mezunu eskiden yüksek şimdi gram önemsenmeyen bir şey olan fakültelerden. halkla ilişkiler ve tanıtım . 4 te biri Giresun kalanı Kocaeli olmak üzere geçen 4 sene tam anlamıyla bir evrim , kabuk kırılmasıydı..  hayatıma giren çıkan onlarca insan , değişik ve cins diyebileceğim sınıf arkadaşlarım, bana kalan ağçito, emik, meriç .. kızlarım, sizi çok seviyor...
Eylüle Dair Beklenen ay sayılan günlerin sıcakların sonunda geldi. İlk haftalarını kötü haberlerle acı ölümlerle karşılassakta umarım son haftalarda yüzümüz gülebilir. Hayatımda hiç gezi yazısı yazmadım ama bol bol okudum diyebilirim o yol tarifleri Mahmut'un Fırınından dönünce 3.sokakta aşağıda kalan yer diye en ince ayrıntısına kadar betimlemeler hiç bana göre değil sanırım. Aklımda tutamadığımdan değil sadece gitmek istediğim yere odaklanıyorum ben çevreye de hayran hayran bakarım ama ıı ck o kadar yapamam. Bu yaz 5 günlük bir Marmaris tatili yaşadım teyzeciğimin yanında. Marmarise gitmişim ama gezgin ruhum yerlerde sürünüyor o dönem , sahil - ev arası mekik dokumaktan başka yaptığım bir şey yok. Eniştem bir gün Turgut Şelalesine götürmek istedi . Turgut Şelalesine mi hayran kalayım yoldaki manzaralara mı halı dokuma fabrikasındaki molamıza mı bilemedim.   Marmaris'ten Değirmenyanın'a oradan da Hisarönüne doğru devam etti yolculuğumuz Hisarönün...